İngilizce Günlük Aktiviteler ve Rutinler (Daily Activities)
Sabahtan akşama günlük rutin ifadelerinin İngilizcesi: Türkçe karşılıklar, okunuşlar, örnek cümleler ve sesli kelime kartları. Gününüzü İngilizce anlatmayı öğrenin, ücretsiz PDF’i indirin.
sew
📘 Günlük rutinler için geniş zaman (present simple) dersi (Lexiturbo, ücretsiz)
İngilizce Günlük Aktiviteler (Daily Activities) ve Rutinlerimiz
Sabah uyandığımız andan gece yatağa girene kadar yaptıklarımızı anlatmak, İngilizce konuşmanın en temel ve en çok ihtiyaç duyulan parçasıdır. Gündelik yaşamımızda sürekli tekrarladığımız bu eylemlere “Günlük Rutinler” veya “Daily Activities” diyoruz. Bir arkadaşınıza gününüzün nasıl geçtiğini anlatırken ya da bir mülakatta günlük yaşamınızdan bahsederken bu kelimeler hayat kurtarıcı olacaktır. ⏰
Bu geniş kapsamlı kelime setimizde, kahvaltı yapmaktan bulaşık yıkamaya, işe gitmekten arkadaşlarınızla konuşmaya kadar 40 farklı günlük eylemin İngilizce karşılığını bulacaksınız. Üstelik bu ifadeler, İngilizcede “Geniş Zaman” (Simple Present Tense) konusunu pekiştirmeniz için en ideal çalışma materyalidir. Görsellerin üzerine tıklayarak doğru telaffuzları dinleyin!








































Günlük Aktiviteler Listesi: İngilizcesi, Türkçesi ve Okunuşu
Bu setteki 40 günlük aktiviteyi aşağıdaki tabloda Türkçe karşılıkları ve geniş zamanla kurulmuş örnek cümlelerle bulabilirsiniz. Okunuşlar Türkçe harflerle yaklaşık olarak verilmiştir; doğru telaffuzu duymak için yukarıdaki kartlara tıklayın.
| İngilizce | Türkçe | Okunuşu | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| sew | dikiş dikmek | sou | Can you sew a button on this shirt? (Bu gömleğe bir düğme dikebilir misin?) |
| wash the dishes | bulaşık yıkamak | voş dı dişiz | I wash the dishes after dinner. (Akşam yemeğinden sonra bulaşıkları yıkarım.) |
| play sports | spor yapmak | pley sports | We play sports at school on Fridays. (Cumaları okulda spor yaparız.) |
| use the toilet | tuvaleti kullanmak | yuuz dı toylıt | Can I use the toilet, please? (Tuvaleti kullanabilir miyim, lütfen?) |
| shave | tıraş olmak | şeyv | My father shaves every morning. (Babam her sabah tıraş olur.) |
| wash the clothes | çamaşır yıkamak | voş dı klouz | My mother washes the clothes on Mondays. (Annem pazartesileri çamaşır yıkar.) |
| lock the door | kapıyı kilitlemek | lok dı dor | Did you lock the door? (Kapıyı kilitledin mi?) |
| go to school | okula gitmek | gou tu skuul | I go to school by bus. (Okula otobüsle giderim.) |
| telephone your friend | arkadaşını telefonla aramak | telıfoun yor frend | Telephone your friend and invite him to the party. (Arkadaşını ara ve onu partiye davet et.) |
| get changed | üstünü değiştirmek | get çeyncd | I get changed after work. (İşten sonra üstümü değiştiririm.) |
| shower | duş almak | şauır | I shower before breakfast. (Kahvaltıdan önce duş alırım.) |
| eat lunch | öğle yemeği yemek | iit lanç | We eat lunch at half past twelve. (Saat on iki buçukta öğle yemeği yeriz.) |
| open the window | pencereyi açmak | oupın dı vindou | Could you open the window, please? (Pencereyi açar mısın, lütfen?) |
| wash your face | yüzünü yıkamak | voş yor feys | Wash your face and get ready. (Yüzünü yıka ve hazırlan.) |
| eat breakfast | kahvaltı yapmak | iit brekfıst | I eat breakfast at seven. (Saat yedide kahvaltı yaparım.) |
| play video games | video oyunu oynamak | pley vidiou geymz | He plays video games at the weekend. (Hafta sonu video oyunu oynar.) |
| read the newspaper | gazete okumak | riid dı nyuuzpeypır | My grandfather reads the newspaper every morning. (Dedem her sabah gazete okur.) |
| arrive home | eve varmak | ırayv houm | I arrive home at six o’clock. (Saat altıda eve varırım.) |
| study | ders çalışmak | stadi | I study for two hours every evening. (Her akşam iki saat ders çalışırım.) |
| arrive at school | okula varmak | ırayv et skuul | We arrive at school at eight. (Okula sekizde varırız.) |
| fry | kızartmak | fray | Let’s fry some potatoes. (Biraz patates kızartalım.) |
| wake up | uyanmak | veyk ap | I wake up at 7 a.m. (Sabah yedide uyanırım.) |
| watch TV | televizyon izlemek | voç tii vii | We watch TV after dinner. (Akşam yemeğinden sonra televizyon izleriz.) |
| work | çalışmak | vörk | My sister works in a bank. (Ablam bir bankada çalışıyor.) |
| answer questions | soruları cevaplamak | ensır kueşçınz | Students answer questions in class. (Öğrenciler derste soruları cevaplar.) |
| iron | ütülemek | ayırn | I iron my shirts on Sundays. (Gömleklerimi pazar günleri ütülerim.) |
| clean | temizlemek | kliin | We clean the kitchen together. (Mutfağı birlikte temizleriz.) |
| take a bath | banyo yapmak | teyk ı bas | I take a bath on Saturday evenings. (Cumartesi akşamları banyo yaparım.) |
| tidy | toplamak, toparlamak | taydi | Please tidy your room. (Lütfen odanı topla.) |
| eat dinner | akşam yemeği yemek | iit dinır | We eat dinner at eight. (Saat sekizde akşam yemeği yeriz.) |
| talk to friends | arkadaşlarla konuşmak | tok tu frendz | I talk to friends on the phone. (Arkadaşlarımla telefonda konuşurum.) |
| brush your teeth | dişlerini fırçalamak | braş yor tiit | Brush your teeth before bed. (Yatmadan önce dişlerini fırçala.) |
| make the bed | yatağı toplamak | meyk dı bed | I make the bed every morning. (Her sabah yatağımı toplarım.) |
| take classes | ders almak, kursa gitmek | teyk klesiz | She takes piano classes. (Piyano dersi alıyor.) |
| wipe the table | masayı silmek | vayp dı teybıl | Can you wipe the table? (Masayı silebilir misin?) |
| wash the car | arabayı yıkamak | voş dı kar | We wash the car on Sundays. (Pazarları arabayı yıkarız.) |
| walk home | eve yürüyerek dönmek | vok houm | I walk home after school. (Okuldan sonra eve yürüyerek dönerim.) |
| go to bed | yatmak | gou tu bed | I go to bed at eleven. (Saat on birde yatarım.) |
| vacuum | elektrik süpürgesiyle süpürmek | vekyuum | I vacuum the carpet twice a week. (Halıyı haftada iki kez süpürürüm.) |
| leave school | okuldan çıkmak | liiv skuul | We leave school at half past three. (Okuldan üç buçukta çıkarız.) |
Home, School, Bed: Türklerin Sık Yaptığı Edat Hataları
Türkçede “eve gitmek” derken yönelme eki kullandığımız için Türkler sıkça go to home der. Oysa home kelimesinden önce “to” kullanılmaz: go home, arrive home, walk home. Ayrıca arrive fiili “to” ile değil, at veya in ile kullanılır. Okul ve yatak asıl amacıyla kullanıldığında “the” gelmez.
- I go home at five. – Beşte eve giderim. (go to home değil)
- We arrive at school at eight. – Okula sekizde varırız. (arrive to school değil)
- I go to bed at eleven. – On birde yatarım. (go to the bed değil)
- What time do you get up? – Kaçta kalkarsın?
📄 İngilizce Günlük Aktiviteler (Daily Activities) – ücretsiz PDF
Bu listeyi Türkçe karşılıkları, okunuşları ve örnek cümleleriyle birlikte PDF olarak indirebilir, yazdırıp çevrimdışı çalışabilirsiniz.
Örnek Cümleler ve Telaffuz Pratiği
📖 Tüm Kelimeler İçin Örnek Cümleleri Göster
My grandmother knows how to sew beautiful clothes.
Who is going to wash the dishes tonight?
Many teenagers play sports to stay fit and healthy.
Excuse me, where can I use the toilet?
He has to shave his beard before going to the office.
We use the washing machine to wash the clothes.
Always remember to lock the door when you leave.
I take the yellow school bus to go to school.
Don’t forget to telephone your friend to say happy birthday.
After running in the park, I immediately get changed.
I take a quick shower in the morning to wake up.
She likes to eat lunch in the cafeteria with her friends.
It is very hot inside; please open the window.
Wash your face with cold water to feel refreshed.
I always eat breakfast because it gives me energy.
My little brother loves to play video games all day.
My grandfather drinks coffee and reads the newspaper.
My father is very tired when he arrives home from work.
She goes to the library to study for her exams.
I usually arrive at school before the morning bell rings.
My mother is going to fry some eggs for breakfast.
I set an alarm so I can wake up early.
My family likes to watch TV in the evening.
He has to work very hard to earn money.
The smart student is always ready to answer questions in class.
He needs to iron his shirt before the important meeting.
We clean the entire house every Saturday morning.
Taking a warm bath is a great way to relax.
Please tidy your messy room before the guests arrive.
Our family gathers around the table to eat dinner together.
I love to talk to friends during the lunch break.
It is important to brush your teeth twice a day.
My mom tells me to make the bed every morning.
I want to take classes to learn how to paint.
Please wipe the table after we finish eating.
My father and I wash the car every Sunday.
They usually walk home because they live nearby.
Children should go to bed early to grow strong.
She uses the machine to vacuum the living room carpet.
The students leave school at 3 PM every afternoon.
🎯 İngilizce Günlük Rutinlere Nasıl Çalışmalısınız? (İpuçları)
Kendi Rutininizi Yazın: Burada öğrendiğiniz kalıpları kullanarak, sabah kalktığınız andan itibaren İngilizce olarak kendi gününüzü bir kağıda yazın. Örneğin: “I wake up at 7 AM. Then, I wash my face and brush my teeth…”
Geniş Zaman Pratiği: Bu eylemler rutini anlattığı için her zaman “Simple Present Tense” ile kullanılır. Ancak üçüncü tekil şahıslarda (He/She/It) fiilin sonuna ‘-s’ takısı getirmeyi unutmayın! Örneğin: She wakes up, He watches TV.