İngilizce Hobiler ve Boş Zaman Aktiviteleri (Hobbies)
recorder
İngilizce Hobiler ve Boş Zaman Aktiviteleri (Hobbies)
Yeni insanlarla tanıştığınızda size sorulacak ilk sorulardan biri “Boş zamanlarında ne yaparsın?” (What do you do in your free time?) sorusudur. İlgi alanlarınızı, sevdiğiniz aktiviteleri ve hobilerinizi (Hobbies) akıcı bir İngilizce ile anlatabilmek, sohbetleri derinleştirmenin ve ortak ilgi alanları bulmanın anahtarıdır. 🎸📸
Bu çok kapsamlı sette, fotoğraf çekmekten yemek yapmaya, yüzmekten doğa yürüyüşine kadar tam 50 farklı hobinin İngilizcesini bulacaksınız. Özellikle “like + verb-ing” (I like swimming, I like reading) yapısını pekistirmek için bu kelimeler harika bir antrenman fırsatı sunuyor.


















































Hobiler Listesi: İngilizcesi, Türkçesi ve Okunuşu
Bu setteki 50 hobi ve boş zaman aktivitesini aşağıdaki tabloda Türkçe anlamları ve kısa örnek cümleleriyle bulabilirsiniz. Okunuşlar Türkçe harflerle yaklaşık olarak verilmiştir; doğru telaffuzu duymak için yukarıdaki kartlara tıklayın.
| İngilizce | Türkçe | Okunuşu | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| recorder | blok flüt | rikordır | I played the recorder at primary school. (İlkokulda blok flüt çalardım.) |
| emailing | e-posta göndermek | imeyling | She enjoys emailing her pen pals. (Mektup arkadaşlarına e-posta göndermekten hoşlanır.) |
| partying | parti yapmak, eğlenmek | partiing | He loves partying at weekends. (Hafta sonları parti yapmaya bayılır.) |
| juggling | jonglörlük | cagling | Juggling needs a lot of practice. (Jonglörlük çok pratik gerektirir.) |
| samisen | şamisen (üç telli Japon çalgısı) | şamisen | The samisen has three strings. (Şamisenin üç teli vardır.) |
| taking pictures | fotoğraf çekmek | teyking pikçırz | I love taking pictures of sunsets. (Gün batımının fotoğraflarını çekmeyi severim.) |
| hanging out | takılmak, vakit geçirmek | henging aut | We like hanging out at the mall. (AVM’de takılmayı severiz.) |
| listening to music | müzik dinlemek | lisınıng tu myuzik | I relax by listening to music. (Müzik dinleyerek rahatlarım.) |
| dancing | dans etmek | densing | She goes dancing every Friday. (Her cuma dansa gider.) |
| violin | keman | vayılin | My brother plays the violin. (Erkek kardeşim keman çalar.) |
| snorkeling | şnorkelle yüzmek | snorkıling | We went snorkeling in Kaş. (Kaş’ta şnorkelle yüzdük.) |
| yoga | yoga | youga | I do yoga before breakfast. (Kahvaltıdan önce yoga yaparım.) |
| playing | oyun oynamak | pleying | The children are playing outside. (Çocuklar dışarıda oynuyor.) |
| relaxing | dinlenmek, rahatlamak | rilaksing | Sunday is my day for relaxing. (Pazar benim dinlenme günümdür.) |
| fixing things | bir şeyleri tamir etmek | fiksing tings | My dad is good at fixing things. (Babam bir şeyleri tamir etmekte iyidir.) |
| tree climbing | ağaca tırmanmak | trii klayming | Tree climbing was my favourite game as a child. (Çocukken en sevdiğim oyun ağaca tırmanmaktı.) |
| gardening | bahçe işleri | gardınıng | My grandmother enjoys gardening. (Büyükannem bahçe işleriyle uğraşmaktan hoşlanır.) |
| going to the movies | sinemaya gitmek | going tu dı muviz | We often go to the movies on Saturdays. (Cumartesileri sık sık sinemaya gideriz.) |
| talking with friends | arkadaşlarla sohbet etmek | toking vid frendz | I spent the evening talking with friends. (Akşamı arkadaşlarla sohbet ederek geçirdim.) |
| going to the beach | plaja gitmek | going tu dı biiç | Going to the beach is fun in summer. (Yazın plaja gitmek eğlencelidir.) |
| jogging | hafif koşu | caging | I go jogging in the park. (Parkta koşuya çıkarım.) |
| ice skating | buz pateni | ays skeyting | Have you ever tried ice skating? (Hiç buz pateni denedin mi?) |
| cards | iskambil, kâğıt oyunu | kardz | We play cards after dinner. (Akşam yemeğinden sonra kâğıt oynarız.) |
| exercising | egzersiz yapmak | eksırsayzing | Exercising keeps you healthy. (Egzersiz yapmak sizi sağlıklı tutar.) |
| guitar | gitar | gitar | He is learning to play the guitar. (Gitar çalmayı öğreniyor.) |
| watching TV | televizyon izlemek | voçing tii vii | I don’t spend much time watching TV. (Televizyon izlemeye pek vakit ayırmam.) |
| billiards | bilardo | bilyırdz | They play billiards at the café. (Kafede bilardo oynarlar.) |
| collecting cards | kart biriktirmek | kılekting kardz | My son is into collecting football cards. (Oğlum futbolcu kartı biriktirmeye meraklı.) |
| drawing | resim çizmek | droing | She is good at drawing animals. (Hayvan çizmekte iyidir.) |
| painting | boyayla resim yapmak | peynting | Painting helps me relax. (Resim yapmak rahatlamama yardımcı olur.) |
| karaoke | karaoke | kerioki | Let’s sing karaoke tonight! (Bu akşam karaoke yapalım!) |
| hiking | doğa yürüyüşü | hayking | We went hiking in the mountains. (Dağlarda doğa yürüyüşüne çıktık.) |
| fishing | balık tutmak | fişing | My uncle goes fishing every Sunday. (Amcam her pazar balığa gider.) |
| shogi | şogi (Japon satrancı) | şogi | Shogi is also called Japanese chess. (Şogiye Japon satrancı da denir.) |
| playing with friends | arkadaşlarla oynamak | pleying vid frendz | Kids love playing with friends after school. (Çocuklar okuldan sonra arkadaşlarıyla oynamayı sever.) |
| igo | go oyunu (igo) | iigo | Igo is played with black and white stones. (Go oyunu siyah ve beyaz taşlarla oynanır.) |
| cooking | yemek yapmak | kuking | I enjoy cooking for my family. (Ailem için yemek yapmaktan keyif alırım.) |
| chess | satranç | çes | Do you know how to play chess? (Satranç oynamayı biliyor musun?) |
| shopping | alışveriş | şoping | She goes shopping with her sister. (Kız kardeşiyle alışverişe gider.) |
| playing video games | video oyunu oynamak | pleying vidio geymz | He spends too much time playing video games. (Video oyunu oynamaya çok fazla zaman harcıyor.) |
| playing sports | spor yapmak | pleying sports | Playing sports teaches teamwork. (Spor yapmak takım çalışmasını öğretir.) |
| bike riding | bisiklete binmek | bayk rayding | Bike riding along the coast is great fun. (Sahil boyunca bisiklete binmek çok eğlencelidir.) |
| reading | kitap okumak | riiding | Reading before bed helps me sleep. (Yatmadan önce kitap okumak uyumama yardımcı olur.) |
| bird watching | kuş gözlemciliği | börd voçing | Bird watching needs a lot of patience. (Kuş gözlemciliği çok sabır ister.) |
| scuba diving | tüplü dalış | skuba dayving | I want to try scuba diving in Fethiye. (Fethiye’de tüplü dalışı denemek istiyorum.) |
| computers | bilgisayarlar | kımpyutırz | He is really into computers. (Bilgisayarlara gerçekten meraklıdır.) |
| eating | yemek yemek | iiting | Eating out with friends is my favourite hobby. (Arkadaşlarla dışarıda yemek yemek en sevdiğim hobidir.) |
| sleeping | uyumak | sliiping | On holiday I love sleeping late. (Tatilde geç saatlere kadar uyumayı severim.) |
| piano | piyano | piyeno | She has played the piano since she was six. (Altı yaşından beri piyano çalıyor.) |
| sailing | yelkenli gezisi, yelken sporu | seyling | We go sailing in Bodrum every summer. (Her yaz Bodrum’da yelkenliyle denize açılırız.) |
Play, Go, Do: Hangi Hobiyle Hangi Fiil Kullanılır?
Türkçede “yapmak” ve “oynamak” fiilleri çok geniş kullanıldığı için Türkler sıkça make yoga veya play fishing gibi hatalı ifadeler kurar. İngilizcede hobinin türüne göre genellikle üç fiilden biri seçilir. Enstrümanlardan önce “the” kullanıldığına da dikkat edin: play the piano.
- play + oyun, top sporu, enstrüman: play chess, play cards, play the guitar – satranç oynamak, kâğıt oynamak, gitar çalmak
- go + -ing ile biten aktiviteler: go fishing, go hiking, go shopping – balığa gitmek, yürüyüşe çıkmak, alışverişe gitmek
- do + bireysel etkinlikler: do yoga, do exercise, do karate – yoga yapmak, egzersiz yapmak, karate yapmak
- What are your hobbies? – Hobilerin neler?
Örnek Cümleler ve Telaffuz Pratiği
📖 Tüm Kelimeler İçin Örnek Cümleleri Göster
The students learned to play the recorder in music class.
I spent the morning emailing my friends and colleagues.
They celebrated his birthday by partying all night long.
The clown amazed the children by juggling five colorful balls.
He played a traditional Japanese song on the samisen.
Taking pictures of nature is my favorite hobby on vacation.
Hanging out with my best friends is always a lot of fun.
Listening to music always helps me relax after a long day.
We went dancing at the club until early in the morning.
She played a sad but beautiful melody on her violin.
We saw sea turtles while snorkeling in the clear ocean.
Practicing yoga improves your flexibility and reduces daily stress.
The children are playing happily in the sunny garden.
Relaxing on the couch is all I want to do today.
My father is very good at fixing things around the house.
Tree climbing was our favorite game when we were kids.
She planted beautiful roses and vegetables while gardening yesterday.
We are going to the movies to watch the new action film.
I can spend hours just talking with friends over coffee.
Going to the beach is my favorite thing to do in summer.
I go jogging in the park every morning to stay fit.
Ice skating on the frozen lake was a magical experience.
We sat around the table and played cards for hours.
Regular exercising is very important for a healthy lifestyle.
He practices playing the guitar every evening after school.
Watching TV with family is a cozy evening routine.
We went to the local club to play billiards tonight.
My younger brother loves collecting cards of famous football players.
She is very talented at drawing portraits with charcoal.
Painting beautiful landscapes is her favorite hobby.
Singing karaoke with my friends makes me very happy.
We went hiking in the high mountains on a sunny day.
They rented a boat and went fishing on the quiet lake.
Shogi is often called the Japanese version of chess.
Playing with friends is the best part of his weekend.
Igo is an ancient and very complex strategic board game.
She enjoys cooking new recipes for her family on weekends.
Playing chess helps you think strategically and stay focused.
We went shopping at the mall to buy some new clothes.
He spent the whole afternoon playing video games online.
Playing sports helps children develop teamwork and discipline.
Bike riding is a fun way to stay healthy and active.
Reading books is a wonderful way to discover new worlds.
He woke up early for bird watching in the forest.
Scuba diving allows you to see colorful fish underwater.
He spends his free time programming and fixing computers.
Eating at new restaurants is my favorite weekend activity.
Sleeping for eight hours is important for your health.
She took lessons to learn how to play the piano beautifully.
Sailing on the open sea is a very peaceful hobby.
🎯 Hobileri Anlatırken Hangi Kalıplar Kullanılır?
Boş zamanlarınızdan bahsederken şu harika İngilizce yapıları kullanabilirsiniz:
- I enjoy + (verb)-ing: I enjoy reading books. (Kitap okumaktan keyif alırım.)
- I am interested in + (verb)-ing: I am interested in taking pictures. (Fotoğraf çekmekle ilgileniyorum.)
- My favorite hobby is…: My favorite hobby is playing the guitar. (En sevdiğim hobi gitar çalmaktır.)