İngilizce Müzik Aletleri (Musical Instruments)
recorder
İngilizce Müzik Aletleri (Musical Instruments)
Müzik evrensel bir dildir, ancak müzik aletlerini (Musical Instruments) anlatmak için İngilizce kelimelere ihtiyacınız olacak! Bir konsere gittiğinizde, yeni bir hobi edinmek istediğinizde veya en sevdiğiniz müzik grubundan bahsederken bu kelimeler çok işinize yarar. 🎸🎻
Piyanodan gitara, kemandan davula kadar orkestranın en önemli parçalarının İngilizce isimlerini bu etkileşimli kartlarda bir araya getirdik. İngilizcede “play” fiilinin hem “oyun oynamak” hem de “müzik aleti çalmak” anlamına geldiğini hatırlayarak, aşağıdaki örnek cümleleri kendi enstrüman becerileriniz için uyarlayabilirsiniz.










Müzik Aletleri Listesi: İngilizcesi, Türkçesi ve Okunuşu
Bu setteki 10 müzik aletini aşağıdaki tabloda Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle bulabilirsiniz. Okunuşlar Türkçe harflerle yaklaşık olarak verilmiştir; doğru telaffuzu duymak için yukarıdaki kartlara tıklayın.
| İngilizce | Türkçe | Okunuşu | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| piano | piyano | piyeno | My sister practises the piano every evening. (Ablam her akşam piyano çalışıyor.) |
| guitar | gitar | gitar | Can you play the guitar? (Gitar çalabilir misin?) |
| violin | keman | vayılin | The violin has four strings. (Kemanın dört teli vardır.) |
| drums | davul, bateri | dramz | He plays the drums in a rock band. (Bir rock grubunda bateri çalıyor.) |
| flute | flüt | fluut | The flute has a soft, sweet sound. (Flütün yumuşak ve tatlı bir sesi vardır.) |
| recorder | blok flüt | rikordır | We learned the recorder at primary school. (İlkokulda blok flüt öğrendik.) |
| trumpet | trompet | trampıt | The trumpet is very loud. (Trompetin sesi çok yüksektir.) |
| organ | org | orgın | There is a huge organ in the old church. (Eski kilisede devasa bir org var.) |
| tambourine | tef | tembıriin | She is shaking a tambourine. (Tef sallıyor.) |
| triangle | üçgen (zil) | trayengıl | The triangle makes a bright “ting” sound. (Üçgen zil parlak bir “ting” sesi çıkarır.) |
Aleti Çalan Kişiye Ne Denir?
Türkçede “piyanist”, “gitarist” gibi kelimeler İngilizceyle benzer olduğu için kolaydır; ancak Türkler davul çalan için sıkça drummist gibi yanlış bir kelime uydurur. Doğrusu drummer‘dır. Ayrıca “çalmak” fiilini çevirirken steal değil, play kullanılır: I play the violin.
- pianist – piyanist
- guitarist – gitarist
- violinist – kemani, keman sanatçısı
- drummer – davulcu, baterist
- trumpeter – trompetçi
📄 İngilizce Müzik Aletleri (Musical Instruments) – ücretsiz PDF
Bu listeyi Türkçe karşılıkları, okunuşları ve örnek cümleleriyle birlikte PDF olarak indirebilir, yazdırıp çevrimdışı çalışabilirsiniz.
Örnek Cümleler ve Telaffuz Pratiği
📖 Tüm Kelimeler İçin Örnek Cümleleri Göster
Every child learns to play the recorder in primary school.
She shook the tambourine to the rhythm of the upbeat song.
The orchestra started playing when the violin soloist arrived.
He likes to hit the drums really loudly in his rock band.
My brother is learning how to play the electric guitar.
She played a beautiful, soft melody on her silver flute.
The musician hit the metal triangle at the perfect moment.
Jazz music always sounds better with a loud brass trumpet.
The grand organ in the church makes a very powerful sound.
Mozart composed many famous pieces for the piano.
🎯 Önemli Dilbilgisi Notu (TL;DR)
İngilizcede müzik aletlerini çalmaktan bahsederken, aletin isminden hemen önce “the” artikelini kullanmak yaygın ve doğru bir kullanımdır. Örneğin: “I play the piano”, “She is learning to play the guitar.” Örnek cümlelerimizi bu kurala dikkat ederek yüksek sesle tekrar ediniz!