Will Future Tense: İngilizcede Gelecek Zaman ve “Will”in Asıl İşi
Türkçedeki “-ecek/-acak” eki İngilizcede üç ayrı yapıya dağılıyor. Will’in dört kullanım alanı, kısaltmalar ve won’t, shall ile nezaket; ayrıca Türklerin en sık yaptığı hata: “when” ve “if” ile kurulan cümlelerde neden will kullanılmaz?
Merhaba! İngilizce zamanlar serisinde şimdiye kadar hep geçmişe ve şu ana baktık. Artık ileriye bakma vakti.
Ama başlamadan söylemem gereken bir şey var: Türkçede gelecek zamanı tek bir ekle hallediyoruz, “-ecek / -acak”. “Geleceğim”, “yapacağım”, “yağacak”… Hepsi aynı kalıp. İngilizce ise aynı işi en az üç farklı yapıya bölüyor: will, be going to ve hatta şimdiki zamanın kendisi.
Bu yazıda bunlardan ilkini, yani will‘i ele alacağız. Asıl meselemiz şu olacak: will tam olarak neyin zamanıdır?
Will Future Tense’in Matematiksel Dizilimi
İyi haber: bu, İngilizcenin en kolay yapılarından biri. Çünkü will özneye göre hiç değişmez. Ne -s takısı vardır, ne am/is/are seçme derdi.
Formül: Özne + will + Fiilin 1. Hali
- Olumlu: I will call you tonight. (Bu gece seni arayacağım.)
- Olumsuz: I won’t call you tonight. (Bu gece seni aramayacağım.)
- Soru: Will you call me tonight? (Bu gece beni arayacak mısın?)
Konuşma dilinde will neredeyse her zaman kısalır: I'll, you'll, he'll, we'll. Olumsuzu ise will not değil, won't olarak duyarsınız. Bu kısaltmaları kullanmak İngilizcenizi anında daha doğal gösterir.
Ne Zaman Kullanılır? (En Önemli Kısım)
Will’i “gelecek zaman eki” diye ezberlerseniz yarısını kaçırırsınız. Will aslında dört ayrı iş için kullanılır.
1. O anda verilen kararlar
Bu, will’in en karakteristik kullanımıdır. Kararı konuşurken verirsiniz; önceden düşünülmüş bir plan değildir.
- Telefon çalıyor. —
I'll get it!(Ben bakarım!) - “We don’t have any bread.” —
Oh, I'll buy some on my way home.(Eve gelirken alırım.)
Dikkat edin: iki örnekte de karar, cümle kurulurken doğdu. Bu bilgiyi akılda tutun; bir sonraki yazıda be going to‘yu anlatırken bunun üzerine inşa edeceğiz.
2. Tahminler ve öngörüler
Elinizde somut bir kanıt yoktur; sadece öyle düşünüyor, tahmin ediyorsunuzdur. Bu yüzden will çoğunlukla I think, I'm sure, probably, maybe gibi ifadelerle birlikte gelir.
I think Galatasaray will win the match.(Bence Galatasaray maçı kazanacak.)You'll love this film, I'm sure.(Bu filme bayılacaksın, eminim.)
3. Söz vermek, yardım teklif etmek, reddetmek
I won't tell anyone. I promise.(Kimseye söylemeyeceğim, söz.)I'll carry that for you.(Onu ben taşıyayım.) — Yardım teklif etmenin en doğal yolu.The car won't start.(Araba bir türlü çalışmıyor.)
O son örnek ilginçtir: won't, cansız nesneler için kullanıldığında “bir türlü olmuyor” anlamı taşır. Türkçedeki “açmıyor bu kapak!” serzenişine çok benzer.
4. Kesin ve kaçınılmaz gelecek
Kimsenin niyetine bağlı olmayan, doğal akışı içinde gerçekleşecek olaylar.
I will be forty next year.(Seneye kırk yaşında olacağım.)The sun will rise at 6:40 tomorrow.(Güneş yarın 6:40’ta doğacak.)
Dikkat: “When” ve “If”ten Sonra Will Kullanılmaz
İşte bu yazının en kritik bölümü ve Türklerin en sık yaptığı gelecek zaman hatası.
Türkçede “Ankara’ya gittiğimde seni arayacağım” deriz. Buradaki “gittiğimde” kelimesi bize gelecek gibi gelir, hatta “gideceğim zaman” diye de söyleyebiliriz. Bu refleksle öğrenciler şöyle yazar:
- ✗
When I will go to Ankara, I will call you.
İngilizcede bu yanlıştır. when, if, before, after, as soon as, until gibi bağlaçlarla kurulan zaman ve şart cümleciklerinde gelecekten bahsetseniz bile geniş zaman kullanılır. Will sadece ana cümlede kalır.
- ✓
When I go to Ankara, I will call you.(Ankara’ya gittiğimde seni arayacağım.) - ✓
If it rains, we will stay at home.(Yağmur yağarsa evde kalırız.) - ✓
I will wait until you finish.(Sen bitirene kadar bekleyeceğim.)
Basit bir kural olarak aklınızda tutun: bir cümlede iki tane will olmaz. Biri ana cümleye düşer, diğerinin yeri geniş zamandır.
Dikkat: Planlı İşlere Will Denmez
İkinci klasik hata: her gelecek cümlesini will ile kurmak. Oysa kararınızı önceden verdiyseniz will kulağa garip gelir.
- Biletleri geçen hafta aldınız. → ✗
I will go to Antalya next week. - Doğrusu → ✓
I'm going to Antalya next week.veyaI'm going to go to Antalya next week.
Bu ayrımın tüm detayını bir sonraki yazıda, be going to konusunda işleyeceğiz. Şimdilik şu cümleyi akılda tutmak yeterli: will kararı o anda verir, going to kararı önceden almıştır.
Küçük Bir Not: Shall
Eski ders kitaplarında I ve we için shall kullanıldığını görmüş olabilirsiniz. Günümüz İngilizcesinde bu kullanım neredeyse tamamen bırakıldı. Shall bugün sadece teklif ve öneri sorularında, özellikle İngiliz İngilizcesinde yaşıyor:
Shall we start?(Başlayalım mı?)Shall I open the window?(Pencereyi açayım mı?)
Yani “ben geleceğim” demek için I shall come demenize gerek yok; I'll come gayet yeterli ve doğal.
Kendini Test Et
Boşlukları will veya geniş zaman ile doldurun.
- I ________ (call) you as soon as I ________ (arrive) home.
- “There’s someone at the door.” “OK, I ________ (open) it.”
- If you ________ (study) hard, you ________ (pass) the exam.
Cevaplar: 1. will call / arrive — 2. will open (o anda verilen karar) — 3. study / will pass
Sonuç
Will’i “geleceğin eki” olarak değil, “o an doğan niyet ve tahmin” olarak düşünürseniz doğru kullanım kendiliğinden gelir. Yapısı kolay, tuzağı tek: when ve iften sonra ona yer yok.
İngilizcenin zaman kaydırma refleksini merak ediyorsanız şimdiki zaman ile geniş zaman farkları ve zaman kayması yazısına göz atmanızı öneririm; orada şimdiki zaman yapısıyla geleceğin nasıl anlatıldığını da bulacaksınız.
Konuyu boşluk doldurma ve kelime sıralama alıştırmalarıyla pekiştirmek isterseniz, bu dersin interaktif ve egzersizli hali lexiturbo.com’da: Will Future Tense dersi ve alıştırmaları.