İngilizce Yetenek ve Duyular: Ne Yapabilirsin? (What Can You…?)
taste
İngilizce Yetenek ve Duyu Soruları (What Can You…?)
İngilizcede yetenekleri, yapabildiğimiz eylemleri ve beş duyumuzu ifade etmek için “Can” modal fiilini kullanırız. “What can you…?” (Ne yapabilirsin? / Ne …-ebilirsin?) kalıbı, karşımızdaki kişinin becerilerini veya o an algıladığı şeyleri sormak için mükemmel bir araçtır. 🌟
Bu çalışmada, hem fiziksel yeteneklerimizi (ne çizebilirsin, ne pişirebilirsin) hem de duyusal algılarımızı (ne görebilirsin, ne duyabilirsin) sormaya yarayan kelime kartlarını bir araya getirdik. Kartlara tıklayarak bu yapıların nasıl doğru telaffuz edildiğini dinleyebilirsiniz.










What Can You…? Kalıbı ile Fiiller: İngilizcesi, Türkçesi ve Okunuşu
Kartlardaki 10 fiilin Türkçesini, yaklaşık okunuşunu ve “What can you…?” kalıbıyla kurulmuş bir soru-cevap örneğini aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. Okunuşlar Türk harfleriyle yaklaşık olarak verilmiştir; doğru telaffuz için kartlara tıklayıp dinleyin.
| İngilizce | Türkçe | Okunuşu | Kalıpla örnek |
|---|---|---|---|
| taste | tadına bakmak, tat almak | teyst | What can you taste in this cake? – I can taste lemon and vanilla. (Bu pastada hangi tatları alabiliyorsun? – Limon ve vanilya tadı alabiliyorum.) |
| feel | hissetmek | fiil | What can you feel in the bag? – I can feel something soft and round. (Torbanın içinde ne hissedebiliyorsun? – Yumuşak ve yuvarlak bir şey hissedebiliyorum.) |
| draw | çizmek | dro | What can you draw? – I can draw animals and cartoon characters. (Ne çizebilirsin? – Hayvanlar ve çizgi film karakterleri çizebilirim.) |
| cook | pişirmek, yemek yapmak | kuk | What can you cook? – I can cook pasta and menemen. (Ne pişirebilirsin? – Makarna ve menemen pişirebilirim.) |
| make | yapmak, üretmek | meyk | What can you make with these blocks? – I can make a tall tower. (Bu bloklarla ne yapabilirsin? – Yüksek bir kule yapabilirim.) |
| hear | duymak | hiır | What can you hear? – I can hear birds outside. (Ne duyabiliyorsun? – Dışarıda kuşları duyabiliyorum.) |
| smell | koklamak, koku almak | smel | What can you smell? – I can smell fresh bread. (Ne kokusu alabiliyorsun? – Taze ekmek kokusu alabiliyorum.) |
| sing | şarkı söylemek | sing | What can you sing for us? – I can sing a song in English. (Bize ne söyleyebilirsin? – İngilizce bir şarkı söyleyebilirim.) |
| see | görmek | sii | What can you see from the window? – I can see the sea and some boats. (Pencereden ne görebiliyorsun? – Denizi ve birkaç tekne görebiliyorum.) |
| do | yapmak, etmek | duu | What can you do well? – I can swim and play the guitar. (Neyi iyi yapabilirsin? – Yüzebilir ve gitar çalabilirim.) |
Kalıp Nasıl Kurulur ve Nasıl Cevap Verilir?
Yapı şu şekildedir: What + can + özne + fiilin yalın hali? Cevapta da “can” korunur: I can draw a cat. “Can” kişiye göre değişmez; “he cans” diye bir kullanım yoktur, he can denir.
- Kısa cevap: A cat. / Pasta. – Bir kedi. / Makarna.
- Olumsuz cevap: I can’t cook very well. – Çok iyi yemek yapamam.
- Sık yapılan hata: “What can you to draw?” veya “I can drawing” yanlıştır; “can” sonrasında fiil “to” ve “-ing” almaz.
- Make ve do farkı: Türkçede ikisi de “yapmak”tır. Bir şey üretiyorsanız make (make a cake), bir iş ya da eylem yapıyorsanız do (do homework) kullanılır.
- Telaffuz tuzağı: Cümle içinde “can” genellikle zayıf ve kısa (kın), “can’t” ise vurgulu okunur. Bu yüzden olumsuzu anlamak için vurguya dikkat edin.
Örnek Cümleler ve Telaffuz Pratiği
📖 Tüm Kelimeler İçin Örnek Cümleleri Göster
What can you taste in this very spicy soup?
What can you feel when you touch this soft fabric?
What can you draw with these colorful pencils?
What can you cook for dinner tonight?
What can you make out of this large piece of paper?
What can you hear in the quiet and dark forest?
What can you smell coming from the traditional bakery?
What can you sing without looking at the lyrics?
What can you see through the powerful telescope?
What can you do to help the environment?
🎯 Duyular ve Yetenekler Üzerine Çalışma İpuçları
Çevrenizi Gözlemleyin: Duyu fiillerini (see, hear, smell, taste, feel) pratik etmenin en iyi yolu etrafınızı gözlemlemektir. Bulunduğunuz odada kendinize “What can I see?” diye sorun ve “I can see a chair, a table, and a window.” diyerek cevaplayın. Bu pratik konuşma hızınızı büyük ölçüde artıracaktır.