Future Continuous Tense: “Yapıyor Olacağım” Nasıl Denir?
Future Continuous, gelecekte belirli bir anda sürecek eylemi anlatır: will be + V-ing. Yapısı, üç kullanım alanı, “Will you come?” ile “Will you be coming?” arasındaki nezaket farkı ve Türkçede karşılığı zor kurulan bu zamanı ne zaman seçmeniz gerektiği.
Merhaba! Gelecek zaman serisinde şimdiye kadar will ve be going to yapılarını gördük. Şimdi sıra, Türk öğrencilerin en az kullandığı gelecek yapısında.
Az kullanılmasının bir sebebi var: Türkçedeki karşılığı biraz hantal. “Yarın bu saatlerde uçuyor olacağım” cümlesini günlük hayatta pek kurmayız; “yarın bu saatlerde uçakta olacağım” deriz. Ama İngilizcede bu yapı gayet doğal ve sık kullanılır.
Future Continuous’un Matematiksel Dizilimi
Formül: Özne + will be + V-ing
Will’in kolaylığı burada da geçerli: özneye göre hiçbir şey değişmez. I will be, she will be, they will be — hepsi aynı.
- Olumlu: This time tomorrow I will be flying to Paris. (Yarın bu saatlerde Paris’e uçuyor olacağım.)
- Olumsuz: I won’t be working next week. (Haftaya çalışmıyor olacağım.)
- Soru: Will you be using the car tonight? (Bu akşam arabayı kullanacak mısın?)
Ne Zaman Kullanılır? (En Önemli Kısım)
1. Gelecekte belirli bir anda sürecek eylem
En temel kullanım budur ve mantığı Past Continuous ile birebir aynıdır; sadece yön değişir. Bir saat verilir, o saatte eylem çoktan başlamış ve hâlâ sürüyor olacaktır.
At 8 o'clock tonight, we will be having dinner.(Bu akşam sekizde yemek yiyor olacağız.)Don't call me at three. I will be driving.(Saat üçte arama, araba kullanıyor olacağım.)
2. Doğal akışı içinde gerçekleşecek olaylar
İşte bu kullanım ders kitaplarında genellikle atlanır ama günlük konuşmada çok işe yarar. Bir işi özel olarak ayarlamadığınızı, zaten rutinin parçası olduğunu anlatır.
I will be seeing Ali tomorrow anyway, so I can give him the book.(Zaten yarın Ali’yi göreceğim, kitabı ona verebilirim.)
Buradaki inceliği yakalayın: I will see Ali deseydiniz, “Ali’yi görmeye karar verdim” anlamı çıkardı. I will be seeing Ali ise “zaten görüşeceğiz, yeni bir şey yapmıyorum” demektir.
3. Kibar soru sorma
Bu yapının en pratik kullanımı belki de budur ve Türkçe kaynaklarda neredeyse hiç geçmez.
Will you be joining us for dinner?(Akşam yemeğine bize katılacak mısınız?)Will you be paying by card?(Kartla mı ödeyeceksiniz?) — Mağazalarda sürekli duyarsınız.
Dikkat: “Will you come?” ile “Will you be coming?” Aynı Şey Değil
İşte bu yazının en değerli bölümü. İki soru Türkçeye aynı çevrilir ama İngilizcede tamamen farklı tonları vardır:
Will you come to the meeting?→ Bu bir rica veya davettir. “Gelir misin?” Karşınızdakinden bir karar bekliyorsunuz.Will you be coming to the meeting?→ Bu bir bilgi sorusudur. “Geliyor musun, planın bu mu?” Kimseyi bir şeye zorlamıyorsunuz, sadece öğreniyorsunuz.
İkincisi bu yüzden daha kibar durur: karşınızdakini karar vermek zorunda bırakmaz, zaten var olan planını sorar. İş hayatında ve resmi ortamlarda bu farkı bilmek ciddi avantajdır.
Dikkat: Durum Fiilleri Bu Zamana Girmez
Serinin değişmeyen kuralı. know, be, have (sahip olmak), understand gibi durum fiilleri -ing almadığı için burada da kullanılmaz.
- ✗
I will be knowing the answer tomorrow.→ ✓I will know the answer tomorrow.(Yarın cevabı biliyor olacağım.)
Kendini Test Et
- This time next week I ________ (lie) on a beach in Antalya.
- Don’t phone between 7 and 8. We ________ (have) dinner then.
- ________ you ________ (use) your laptop this evening? I need to borrow one.
Cevaplar: 1. will be lying — 2. will be having — 3. Will … be using (kibar bilgi sorusu)
Sonuç
Future Continuous’u “gelecekte devam eden eylem” diye ezberlemek yeterli değil. Asıl değeri iki yerde: bir işin zaten planınızda olduğunu belirtmekte ve kibar soru sormakta. Bu iki kullanımı kazanırsanız İngilizceniz belirgin şekilde olgunlaşır.
Konuyu boşluk doldurma, çoktan seçmeli ve kelime sıralama alıştırmalarıyla pekiştirmek isterseniz, bu dersin interaktif ve egzersizli hali lexiturbo.com’da: Future Continuous Tense dersi ve alıştırmaları.