İngilizce öğrenenler için İngilizce yazılar, motivasyon, farkındalık, temel dersler ve kişisel gelişim yazıları

İngilizce öğrenimi

Neden İngilizce öğrenemiyoruz?

Neden İngilizce öğrenemiyoruz ? Kısa cevap: Çünkü vazgeçiyoruz, tembellik ediyoruz, zoru sevmiyor kolaya kaçıyoruz.

Neden İngilizce öğrenemiyoruz sorusunun cevabı zaten başlıkta yazıyor. Cevap size yeterse gerisini okumanıza gerek yok. Lütfen; yazımın üslubuna aldırış etmeyin! empati kurarak okumaya çalışın… Keza blogumun genelinde İngilizce öğrenen herkesi doğru yönlendirmeye ve yabancı dil farkındalığını pekiştirmeye çalışıyorum.

Neden ingilizce öğrenemediğimizin cevabını yazının içinde uzun uzun okuyarak anlanabilcek türden, yani konu olarak anlattım. Ama kısa yolu arayanları elemek ve/veya dikkatlerini çekmek için, (yani meraksız öğrenciye yetmesi için) kısa cevabı en başta verdim. Ve tekrar söylüyorum; İngilizce öğrenemiyorsununuz çünkü Vazgeçiyorsunuz! Uzun cevabı merak edenler okumaya devam etsin. Zira söyleceklerim hepinizi ilgilendiriyor!

Neden İngilizce öğrenemiyoruz?

Bir sikayet olarak algılamayın lütfen ancak, bilgi almak isteyenlere cevap vermiyorum! Çünkü sitenin her sayfasında en ince ayrıntısına kadar anlattığım konulara inat daha neyin bilgisini almak ister bazıları anlamıyorum? Basit bir şekilde kategorilere ayrılmış bir blogtasınız. Metod Nedir? Nasıl işler? Adı sanı, ders videolarım, hakkımda, ücretler hepsi yazıyor. Daha ne bilgisi ? Çok bakamadım, yok şöyle yok böyle bahanemiz çok. Ancak burada zaten altını çizmeye çalıştığım size bir şeyleri zorla okutmak değil. Merakınızı merak ediyorum çoğunlukla! 

Zira bazı öğrenciler, uykuda ingilizce ve benzeri saçmalıklara pek meraklı. Bu öğrenciler, zayıflamak için spor salonuna gitmek gerektiğini bildiği halde, jel sürüp beline taktığı manyetik kemerlerle zayıflamaya çalışanlar ile aynı zihniyettedir. E neymiş reklamlarda öyle yazıyor muş. E neymiş bilmem kim uykuda ingilizce öğrenmiş. Bu neyin kolaya kaçarı! Lütfen uyanın! Farkına varın! Armut piş ağzıma düş durumu yabancı dil öğrenimi için geçerli olamaz! Maalesef dil öğrenim sektörünü hunharca kötüye kullanıp boş laf kalabalıklarıyla, zihinleri bulayanlara da buna inanan öğrencilere de kızıyorum, üzülüyorum ne diyeceğimi bilemiyorum. Bu bir tragedya!

Kimse kimseye bir dili öğretemez! Profesyoneller yol gösterir eğitim verir! Kişi kendi öğrenir

Bazı öğrenciler sadece yakınmakla yıllarını geçirmiş. Soruyorum kaç kere ingilizce yazı alıştırması yaptınız? E işte yaptık şu kadar bu kadar, Ya okuma? onuda yaptık! Peki ya dinleme ? O da oldu elbette! Peki bunları kaç kere yaptınız? İşte şu kadar kere, bu kadar kere diye hatılyorsanız zaten yanlış yapmışssınız çünkü yüzlerce kez yazmanız, dinlemeniz ve binlerce kez tekrar etmeniz gerekiyordu! Oysaki saçma sapan reklamların kurbanı olmayı tercih ettiniz!

Yabancı dil öğrenimi metodolojik açıdan A0 A1 A2 B1 B2 C1 C2 şeklinde isimlendirilen tanımlar altında ele alınır uygulanır. Ve tüm seviyeleri hakkıyla verdikten sonrasını hayatta öğrenirsiniz. Dil eğitiminizi tamamladınız! Uygulamalı deneyim kazanmak için öğrendiklerinizi uygulamanın keyfini çıkarın. Diyelim ki, bu seviyeleri kendi içinde hakkıyla değilde üstünkörü C2 düzeyine kadar tamamladınız! Bu C2 oldunuz demek olabilir mi? Zaten olsaydınız bunu bilir ve hissederdiniz ve bu yazıyı okuyanlar arasında olmazdınız. Çünkü teçihizatlı bir şekilde hayalinizin peşinde koşmakla meşgul olurdunuz! Ve hayallerinizin peşinde koşmaktan asla vazgeçmeyin…

Lütfen farkında ve bilincinde olun, dil eğitimi diğer özelliklerinizdeki gibi, tam düzenli bir zamanlamayla, pratikle ve çok çaba ile başarılı bir şekilde tamamlanabilir! Kendı anadilizde mail dışında bir yazı yazalı ne kadar oldu bunun cevabını verebilir misiniz? Peki ya ana dilinizi tanıma düzeyiniz nedir? Kabul etseniz de etmesenizde yabancı dil eğitimi kendi anadilinizi de revize ettiğiniz kişisel gelişimin ta kendisidir. Dikkat! Bu hem kendi ana dilinizin hemde öğrendiğiniz yabancı dilin bütün dilbigisel ayrıntılarına vakıf olmanızı gerektiren bir süreçtir demiyorum. Fakat küçük bir kısmına ihtiyacınız olduğu ayrıntısının altını ıslarla çiziyorum.

Anlayamayacak bişi yok her şey net!

Ben maalesef armut piş ağzıma düş vermiyorum, emekle, hakkını vere vere, eğitimin bütün presipleriyle birlikte ilerlemek gerektiğinin altını defalarca çiziyor ve gereken herşeyi özenle ve samimiyetle gösteriyorum. Anlamamak anlamak kadar normal ise anlamanız için tüm yolları deniyorum. Ancak işin sırrı bende sanmayın. Siz üstünüze düşeni yaptığınız sürece başarısız olmanız mümkün mü?

Emin olun harcadığınız emek ve zamanın sonucuda ingilizceyi çok iyi düzeyde öğrenebilirsiniz. Bu tamamen sizinle alakalı. Unutmayın, kişiler sadece fark yaratabilir ancak en önemli detay sizsiniz…

Meraklısı için : Muhteşem bir kaynak buldum Akdeniz Üniversitesi Öğrencileri tarafından hazırlanmış bilimsel bir Tez özeti. Tez dili İngilizce ve her bir paraftan sonra Türkçesi eklenmiş

https://asosindex.com.tr/index.jsp?modul=articles-page&journal-id=136&article-id=6599#cited

Olumlu gelişmeler neler?

Son on yıldır İngilizce öğrenim sistemleri öncesine göre daha efektif sonuçlar vermeye başladı. Nedeni ise, İngilizce öğrenim yöntemlerinin de daha efektif bir hal alması. Bir dili öğrenmenin en iyi yolu o dili konuşmaktan geçer. Ve öğrencileri konuşmaya iten bu efektif yöntemlere ihtiyacımız var. Klasik eğitim tekniklerinin aksine, direk metot, öğrenciyi dil öğrenim sürecinin parçası haline getirmektedir. Klasik eğitim tekniklerinde en temel seviyeden en üst seviyeye gelmek gibi bir sıralama mevcuttur. Yani 1 2 3 4 5 sırlamasında olduğu gibi her şey seviye seviye ilerler.

Fakat direk metot yöntemlerinde durum böyle değil. Dil öğrenim bazında açıklamak gerekirse; Öğrencinin yabancı dil seviyesi sıfır bile olsa dili bilmeyen biri olarak görülmez. Tabii ki bu durum  henüz hiç konuşamayan birini onlarca yabancının arasına koyup konuşmaya başlamasını beklemek gibi bir şey değil. Ama benzer özellikler de vardır. İşte bu benzerliği de sınıf ortamına taşıyan yöntemlere direkt metot denir. Bir örnekle açıklayalım. Dili konuşamayan birinden karmaşık ve ileri seviye cümleleri kurmasını hatta bunun mantığını anlamasını beklemek, ezberletmek hatta bol bol tekrar ettirerek bile öğretmeye çalışmak neredeyse mümkün değildir. Ancak çok basit ve kısa cümleleri, bol bol tekrar ettirerek ve bunun üzerine yeni bilgiler ekleyerek ilerlemek ve öğrenciyi sürecin parçası haline getirip daha interaktif bir yöntemle tetiklemek dişe dokunur etkiler yaratır.

Dil öğreniminde direk metot

Son zamanlarda yapılan araştırmalar direk metotların klasik metotlara göre çok daha  hızlı ve etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu metoda göre ikinci bir dil öğretimi öğrencinin ana  diline hiç başvurulmaksızın yalnızca öğretilmesi hedeflenen dilin kullanımı ile  gerçekleşebilir. 1900’lü yılların başlarında ortaya atılan bu metodun başlıca  özellikleri:

  • Kelime bilgisinin jest, mimikler, resimler, gerçek objeler ve diğer görsel varlıklar kullanılarak öğretilmesi.
  • Dil bilgisi kurallarının tümevarım yöntemi ile öğretilmesi. (Kuralları       listeler halinde vermek yerine öğrencilerin inceledikleri bir konudaki       gramer kurallarını kendilerinin keşfetmesinin sağlanması gibi
  • Kusursuz telaffuz da dahil olmak üzere konuşulan dilin temel alınması.
  • Derslerde daha çok soru-cevap yönteminin kullanılması ve öğrencinin       öğrenim sürecinde aktif olmaya teşvik edilmesi.
  • Öğretmen merkezlilik

Direk metot, konuşma ve dinlemeden ziyade okuma ve yazma üzerine  yoğunlaşmış olan Klasik metottan kaynaklanan tatminsizlik neticesinde oluşmuştur. Bu bağlamda Callan Metot bilinen en yaygın direk metotlardan biridir. 

Bir Cevap Yazın