ENGLISH TURKIYE
Anasayfa » İngilizce öğrenimi » İngilizce Nasıl öğrenilir? Tekrar ve tekrar prensibi

İngilizce Nasıl öğrenilir? Tekrar ve tekrar prensibi

İngilizce Nasıl öğrenilir? Tekrar ve tekrar prensibi

İngilizce nasıl öğrenilir? İngilizce çok çalışarak, tekrar ederek ve tekrar ve tekrar ederek süregelen bir çalışma biçimiyle öğrenilir. Öte yandan bu soru aslında, İngilizce konuşmayı öğrenme ve genel İngilizceyi öğrenme şeklinde iki farklı konuyu bünyesinde barındırır. Bu sebeptendir ki dünyaca geçerli sınavlar İngilizce anlamanızı, konuşmanızı ve yazmanızı ayrı ayrı test ederler. Ve bu konu hakkında söyleyecek şey çok! Yazının devamında bol tavsiye, yapmanız ve yapmamanız gerekenleri de sıraladım. Keyifli okumalar.

İngilizce öğrenenler arasında her zaman bir ”Trend Topic” olan İngilizce Nasıl öğrenilir sorusu dil eğitimiyle haşır neşir olan öğrenciler tarafından aranmaya devam ediyor. Lütfen alltaki resimde bu kelimenin ortalama aranma hacmine bakınız.

ingilizce nasıl öğrenilir

Ayrıca bu sorunun cevabı soruyu soranın ta kendisinde saklı. Onun dışında kabataslak cevabı zaten bilmeyen var mı? Eğitim, kitap ve fiilen kalemi kağıdı eline alıp harekete geçmek değil midir eğitimin özünde olan? Yani yapmaktan geçmez mi her disiplin? Yapan kazanır diye boşa demiyorlar! Ancak bu soruyu soranların çoğunluğunun ‘öğrenememe‘ ön koşuluna inandığını ve asıl önemli olan ise harekete geçmediğini deneyimlerimle gördüm.

Dil öğrenimini oynadığınız bir oyunda zamanla ustalaşmaya benzetin. Örneğin oyunda defalarca geçemediğiniz bir yeri geçmek için ne yapıyorsunuz? Defalarca oynuyorsunuz değil mi? Heleki oyun kafanızı sarmışsa iyice vakit harcarsınız. İşte dil eğitimi içinde bol çalışma ve bol tekrar gerekli. Şimdi biraz daha derinlemesine inceleyelim.

İngilizce nasıl öğrenilir: Gerekçelerinizi anlayın

Ülkemizde ve dünyada en çok rağbet gören, yabancı dilin İngilizce olduğu bilinen gerçek. Bu bağlamda İnsanlar, iş, eğitim, kariyer veya farklı olanaklara fırsat vereceği gerekçesiyle İngilizce öğrenmek ister. Evet, doğru gerekçelere sahipsiniz. Ama siz gerekeni yapmadıkça iş, kariyer vesaire gibi gerekçeler gerekçe olarak kalmaya devam edecektir. Ayrıca bu gerekçeler çok doğru değil. Yani iş için İngilizce öğrenmek tam doğru bir yaklaşım değil! Şirketler zaten İngilizce bileni istiyorlar! Siz söz konusu iş için İngilizce öğrenmeye kalkarsanız bunun altından kalkamazsınız. Gerekçelerle İngilizce öğrenmek doğru bir yaklaşım değil! Dil eğitimi iletişim, kişisel gelişim ve vizyon meselesidir.

Sahip olduğunuz diploma, meslek veya yetkinlik için emek ve zaman harcadıysanız, İngilizce öğrenmek için de zaman ve emek harcamanız gerekir. Gerekli adımları atmanız şartıyla İngilizce öğrenmek, mesleki bir uzmanlık alanı kadar çok zaman gerektirmez. Örneğin doktor, avukat, öğretmen olmak için 5 6 yıl mı harcadınız? Bu yıllarla kıyaslayınca İngilizce öğrenmek o kadar uzun zaman almaz. Ancak 2 yıl düzenli eğitim almanız gerekir. 2 yıl uygun bir zamanlamadır.

İngilizce öğreniminde kısır döngü: Bana da öğretir misin

İngilizce nasıl öğrenilir

Dışarda insanlar bana ne iş yaptığımı sorduklarında İngilizce öğretmeniyim dediğim an, yüzde 70 aldığım tek cevap: ‘bana da İngilizce öğretir misiniz’ oluyor. Çoğu İngilizce öğretmeni bu soruyla karşılaşmıştır doğal olarak.

Öğrencilerin kimisi, bıkmış, defalarca yarı yolda bırakmış veya farklı sebepler. Ancak işin garibi bu kişilerin çoğunluğu İngilizce öğrenmekten çok ‘İngilizce öğretilmek’ isteyen kişiler. Öğretilir elbette öğretilmez değil. Ama üretim kısmı kesinlikle doğal olarak gelişmeli. Konuşma isteği öğrencinin içinden gelmeli ve söylemek istedikleri olmalı. Çünkü öğretilme algısı bir kısır döngüdür ve bunu aşmak zorundasınız. İşe, bu algıyı değiştirmekle başlayın! 3 ayda İngilizce öğretiyoruz diyen bir reklama kanıyorsanız yanılıyorsunuz! 3 ayda öğrenir miyim diye düşünüyorsanız doğru yoldasınız demektir.

Odağınıza dikkat edin

İngilizce nasıl öğrenilir sorusuna kesinlikle odaklanmayın. Bu konunun uzmanlarından yardım alıp size yol göstermelerini isteyin. Ancak bir uzmandan destek almadan önce gerçekten kararlı olmak şart. Düşünsenize! İnsanın ömrü ortalama 80 yıl. Bu 80 yılın ortalama 2 – 3 yılını dil öğrenimine ayırmak sizce fazla zaman kaybı mı? Dikkat; Bu 3 yılın tamamını dil eğitimine ayırın demiyorum. 2 veya 3 yıla yaydığınız düzenli bir eğitim gerekli demek istiyorum. Bunun uzun bir zaman olduğunu düşünüp, öğrenmekten çok öğretileceğine inanıp, hiç bir şey yapmayacaksanız, ‘ne zaman öğreneceğim‘ ‘ne zaman konuşmaya başlayacağım‘ gibi sorularla bu işi yarım bırakmaya devam edersiniz. Siz iyi bir dinleyici olun ve neyi nasıl söylemek gerekti bilgisine sahipseniz söyleyecek cümlelerinize odaklanın ve deneme yanılma yoluyla sürekli cümle kurun ve öğretmenlerinize sürekli sorun. Varsa hatalarınızı anlamaya çalışın.

Çünkü yaeğitiminizi yarım bırakırsanız bir kaç yıl sonra İngilizce gerekliliği tekrar karşınıza çıkabilir ve aynı süreci tekrar edersiniz. Sonuç olarak 80 yılın 5 yılı geçmiş ve halen İngilizce öğrenmemiş veya istediğiniz düzeye gelmemişsiniz! Bu yüzden öncelikle kararlı olun! Bir uzmanla görüşüp size destek olmasına izin verin ve onun tavsiyelerini uygulayın. Zira total süreç sandığınız kadar zor değil. Bunun yanı sıra en temel ihtiyaçlarınızdan biri de iyi bir ‘eğitmen ve öğrenci iletişimi‘.

Kararlı ve istekli olmak çok önemli

Yazının devamında İngilizce öğrenirken yapmanız ve yapmamanız gerekenleri belli bir sıraya göre aktarmaya çalışacağım. 

Özel kurs ve butik dershaneler tarafından sunulan özel dersler bu süreci hızlandırır ve daha etkilidir. Ancak maddi açıdan sizi zorlayacağını düşünüyorsanız, 5 – 8 kişiden fazla öğrencinin olmadığı gurup derslerini de tercih edebilirsiniz. Seçiminizi yapıp derslere başladıktan sonra, işin özü sizin üstünüze düşeni yapmanızla başlıyor. Sıfırdan veya belli bir düzeyden başlayan herkes için aynı prosedür geçerlidir. 

Konuşma garantili reklam kampanyaları

3 ayda Konuşma garantisi, 4 ayda anlama garantisi gibi metinlerin geçtiği reklamlar var. Ve bu reklam metinlerine inanan kitlelerde var. Bu reklam metinlerinde belirtilenleri lütfen sorgulayın! Bir dili öğrenmenin garantisi nedir? Ne söyleyebilince garanti kapsamında, ne söyleyemeyince garanti kapsamı dışında oluyorsunuz? Böyle bir garanti verilemez. Ancak 3 ayda İngilizce öğrenme konusunu detaylı olarak değerlendirdiğim bir başka yazıda tarafsız gözlemlerimi okuyabilirsiniz. Keza 3 ayda hiç bir şey öğrenilmez de demiyorum! Konumuza dönecek olursak:

İngilizce nasıl öğrenilir sorusuna veya reklamlara odaklanmayın! Harekete geçin

Bu soruya takılıp kalan öğrenci kesimi aslında psikolojik olarak ben ‘İngilizce öğrenmek istiyorum‘ değil de, ya işte ne yaparsan yap bana İngilizce öğret mantığındadır. Bu yüzden reklamlardaki konuşma garantileri vb metinler bu öğrencileri hedef alır. Öğrenci hiç sorumluluğu pek sevmez! Veya az sorumluluğu tercih eder. Sınıf ortamında bir hocanın size anlattığı onca ders ve bilgi, siz öğrenmediğiniz sürece öğrenmişlik midir? Siz iyi dinleyip sorular soruyor musunuz? Peki ya merak ediyor musunuz? En önemlisi de harekete geçiyor musunuz?

Konuyla ilgili farklı cevaplar verilebilir, uzun yazılı kaynaklar bile oluşturulabilir. Lakin İngilizceyi nasıl öğrenebileceğiniz sorusunun en basit cevabı istekli ve motive olmak ve bolca ders çalışmaktır. Bu sadece dil eğitimi için değil, alacağınız tüm eğitimler için geçerlidir. İstekli ve motive olmak bu işte kilit unsur

İngilizce nasıl öğrenilir: Şu 3 tavsiyeyi dikkate alınız

Yeterince istekli ve kararlı iseniz; durumu biraz daha profesyonel açıdan değerlendirmek için şu adımları izlemelisiniz.

1- Öncelikle size yakın bir eğitim kurumunu tercih edin. Çünkü ders almak için yol katetmek zamanla psikolojik olarak isteksizlik yaratabilir. Tabi yakın olacak diye içinize sinmeyen bir yeri de tercih etmeyin. Sizinle iyi iletişim kuran bir yeri mutlaka bulursunuz. Alternatif olarak mesafeden bağımsız online İngilizce eğitim çözümlerini deneyin

2- Birebir özel ders çözümleri mi yoksa grup derslerini mi tercih etmelisiniz konusunu netleştirin. Bu kısım biraz çetrefilli çünkü sonuç almak için elbette birebir özel dersler daha cazip görünebilir ama maliyeti biraz daha yüksektir. Ancak fiyat performans bazında bir değerlendirme yapmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Yani diğerlerine göre daha az başarılı veya daha geride olduğunuz bir sınıf ortamında sonuç alamayabilirsiniz. Bu bağlamda birebir özel ders çözümleri daha uygun olacaktır. Ekonomik sebepleri göz önünde bulundurursak, sınıf ortamları daha girişken ve kendini rahat ifade edebilen öğrenci adaylarının tercihi olabilir.

3- Tercih ettiğiniz kurumu iyi araştırın. Özellikle birebir eğitim almayı tercih etmişseniz, kurumun özel ders sürecindeki deneyimini değerlendirin. Bunun dışında kurumun ön gördüğü yöntemi mutlaka sorun. Sistemin nasıl işlediği ödev yükü, haftalık kaç saat öneriyorlar vs.  Çünkü İngilizce öğrenme sürecinde en etkili unsurlardan birisi de yöntemin kendisi ve zamana yayılım!

Bu aşamadan sonra hangi ayrıntıları bilmek ne yapmak ve ne yapmamak gerekiyor bütün ayrıntılara bakalım

Yapmanız gerekenler

1– ilk gün sizin en heyecanlı olduğunuz gündür. İngilizce nasıl öğrenilir sorusuyla bulduğunuz bir yerle iletişime geçmiş ve ilk dersinize gelmişsiniz, bir eğitmenle karşı karşıya gelmek, hayallerinizi süsleyen İngilizce öğrenmenin zorlayıcı etkisi, gerginlik ve istekliliğin karışımıyla ortaya çıkan bir psikolojiye sahip olabilirsiniz. Ki bu bizce iyiye işarettir! Zaten derse başladıktan kısa süre sonra buna adapte olur ve korkularınız yerini sadece heyecan ve istekliliğe bırakır. Ve bir bakmışsınız ki ilk ders bitmiş. Peki ilk dersten sonra ne yapıyoruz.? Mutlaka ama mutlaka derste gördüklerimizi aynı gün içinde tekrar ediyoruz! Hatta mümkünse bir kaç kez tekrar yararlı olacaktır. Bu tkrar, sizi ikinci dersinize hazır ve daha bilinçli hale getirecektir. Bu tekrarlama şekli, eğitim yönteminize bağlı olarak dinleme, yazma veya farklı alıştırma tekniklerinden ibaret olabilir. Veya ilk başlarda pek ödev yapma modunda değilseniz çok dert etmeyin biraz zamana bırakın.

Hazır hissetmek

2– Birinci derste gördüklerinizi tekrar etmiş olmanızın verdiği güvenle ikinci dersinize başlamaya hazırsınız! Artık gerginlik yok çünkü en zor olan ilk günü atlattınız. Ve dersiniz başlar…. Devam eder… Ve bitti! Yine aynı şekilde ikinci derste öğrendiklerinizi, mümkün mertebe aynı gün içinde tekrar etmeye özen gösterin.

3– Ve üçüncü dersiniz….o da bitti, yapmanız gerekenler belli!

4– dördüncü dersiniz….Yapmanız gerekenler hala aynı

5– 6. 7.ders…….derken aslında değişen bir şey yok. Temelde anlatmak istediğimiz şey şu; İngilizce öğrenirken  o günkü dersinizde gördüklerinizi tekrar etmek hayati önem taşır.

Ve bir baktınız aradan uzun zaman geçmiş ve ufak tefek cümleler kurmaya başlamışsınız. Ve yine süreç aynı şekilde ders ve tekrar üzerine kurulu bir şekilde devam ediyor. Başka yolu yok zaten

40. ders… Süreç aynı, Ders ve tekrar….

Biraz daha zaman geçmiş bir de bakmışsınız ki artık bir kursa, derse gitmek sizin için rutin bir hal almış!

50. 60. ders derken…. süreç aynı….. ders ve tekrar ama artık, sıkılmaya başlıyorsunuz…

Öğrenemiyormuş psikolojisi

Her şeyi gerektiği gibi yapmış olmanıza rağmen daha fazla ilerleyemiyor, takılıp kalıyor gibi hissedebilirsiniz. Aslında yolunda olmayan bir şey yok! Dil öğrenim sürecinde bu sıkıntı ve çıkmaza girmek hatta onca derse rağmen sanki hiç ilerleyemediğinizi düşünmek son derece normal. Öncelikle şunu söyleyelim, bu sıkıntı sürecine gelmenin, derslerinizin hangi aşamasında veya kaçıncı dersinizde olacağı hiç belli olmaz. Tabi hiç sıkılmayabilir ve eğitiminize düzenli ve sorunsuz bir şekilde devam edebilirsiniz de.  Bu aşama bir süzgeçtir ve vazgeçme yada devam etme kararınızı da bu aşamada verirsiniz. Şunu aklınızdan çıkarmayın, her öğrenim şekli belli bir zamandan sonra sıkıcı olabilir. 

Bu gibi durumlarda endişelenmeyin, pes etmeyin ve derhal eğitmeniniz ile görüşüp konuyla alakalı konuşun. Bu sizi rahatlatacak ve daha olumlu düşünmenizi sağlayacaktır. Gerekli olursa ders saatlerinizi değiştirin veya özel ders alıyorsanız belli bir düzen yerine, rastgele bir düzeni tercih edin. Örneğin haftanın belli 2 veya 3 günü derse gidiyorsanız bunu yine haftada 2 veya 3 dersten ödün vermeden rastgele günlere dağıtın. Yada gerçekten bunaldıysanız çok değil ama kısacık bir ara verebilirsiniz.  

Sizlere bu anlamda rastgele gün ve saatlerde uyum sağlayacak eğitim kurumları da mevcut. Bu arada başladığınız ilk gün ile onca zaman sonra sıkıldığınız zamandaki bilgi düzeyinizi düşünün! Konuşmayı beceremiyor gibi hissedebilirsiniz ama hiç bir şey öğrenmediğinizi iddia etmek haklı bir davranış olmaz. Keza aksi için elinizde veriler olacaktır. Başlangıçta 0 iken 5 6 ay sonra 0 olamazsınız. Konuyla alakalı tavsiye bir yazı https://englishturkiye.com/ifade-sanati-iletisim-ve-dil-duzeyi/

Vazgeçmeyenler fark etmeye başlar

Tekrardan düzenli veya düzensiz ders şeklinize döndünüz. 80 90 veya 100. derse geldiniz. Ve süreç yine aynı! Ders ve tekrar. Ama bu defa bir şeylerin değiştiğinin sizde farkında olursunuz. Daha güzel cümleler kurmaya ve eğitmeninizin cümlelerini daha iyi anlamaya başlamışsınız bile… Bu andan itibaren çok sıkı durun.  Dil öğrenirken sözü geçen belli bir ‘kabuk’ ‘vardır,  işte kabuğun kırıldığı andasınız. Çünkü bunca saat eğitimden sonra, en zor olan şeyi kaptınız. Neyi? dilin mantığı ve cümle yapısı. Artık kafanızın içinde başka bir dil matriksi oluşmuştur. Far etmeye başlarsınız. 100 150 saatlik bir eğitimden sonraki beklenti budur!

Bundan sonrasına İngilizce öğrenme sürecindeki ikinci aşama diyebiliriz ve elbette herkesin bu aşamaya gelmesi aynı zaman dilimine denk gelmese de ortalamalar aynıdır. Ancak gereken şartlar yine belli. Ders ve ders sonrası tekrar ve en az 100 150 saatlik ortalama temel eğitim.

Vazgeçmediniz ve bu seviyeye geldiniz. Bu aşama eğitmeninize daha da çok ihtiyaç duyacağınız, daha doğru sorular soracağınız, kendinizi mutlu hissettiğiniz ve güveninizin de yerine geldiği bir aşamadır. Bu aşamada ‘Dil öğrenme mantığını öğrendiğiniz için alternatiflerinizi oluşturabilirsiniz! Çünkü eksiğinizin ne olduğunu bilecek bilgi birikimine ulaştınız. Eksiğinizin tespiti de eğitimle netleşir. Bu harika bir bakış açısıdır. Bilerek bakmak ve bilmeden bakmak iki farklı açıdır.

Yapmamanız gerekenler

1– Yazımızın başından beri maddeler halinde anlattığımız ”ders ve tekrar” olayından asla vazgeçmeyin. Bunun yanı sıra, her öğrenci adayının istisnaları vardır. Fakat istisnalar kaideyi bozmaz. Ara sıra derslerinize hazırlıksız katılmanız gereken durumlar olur. Böyle durumlarda eğitmeninizden 10 15 dakikalık bir revize isteyin. Ve tekrar etme alışkanlığınızı asla bırakmayın!

2–  Eğitmeniniz veya anadili İngilizce olan insanlar gibi, akıcı, güzel ve etkileyici İngilizce konuşamamaktan ötürü yakınmayın. Veya o düzeye gelmemiş olmanın üzüntüsüne düşmeyin. O seviyeye gelmenin, size ve çalışmalarınıza bağlı olarak uzun zaman alacağını unutmayın. Çünkü eğitmenleriniz genelde ileri düzeyde konuşan kişiler olup bu alanda ihtisas yapmış kişilerdir. Bu tabii ki de o düzeye gelemezsiniz demek değildir. Azimli bir şekilde devam edip potansiyelinizi tetiklemek yeterli olacaktır. Asla bırakmayın!

Kusursuzluğu hedef almayın

3– Herkes kusursuz İngilizcesiyle çevredekilerin beğenisini almak ister. Bu çok havalı. Ancak tavsiyemiz şu ki, asla bir Amerikalı veya İngiliz veya anadili İngilizce olan insanların aksanına benzer konuşma şeklini taklit etmeyin. Doğal olun. Onların aksanlarını taklit etmek başarması zor olmakla birlikte, İngilizce konuşulan yerlerde doğmayı veya oralarda çok zaman geçirmiş olmayı gerektirir. Zaten iyi İngilizce konuşmak demek bir Amerikalı veya İngiliz gibi konuşmak demek değildir. (Türklerin ve Amerikalıların ingilizcesi başlıklı yazıma bakabilirsiniz)

4– Eğitiminizin bu aşamasında kulak aşinalığı için yabancı dizileri anlamayı baz almayın. Bu dizileri izleminin sakıncası elbette yok! Ve İngilizce duyma becerinizi geliştirir de!  Ancak dizi ve filmlerde kullanılan ingilizce düzeyi çok çeşitlilik gösterir! Ya aşırı ileri düzey kelimelerden yada sokak argosundan ibaret olduğu için ve özellikle de söz konusu aksandan ötürü tek kelime bile anlayamaz, yada tek kelime anlarsınız. Bu da sizde bir şey öğrenmemiş hissi yaratır. Bu da kendinize olan güveni sarsar . Bunun yerine İngilizce öğrenenlere yönelik video ve yayınları tercih edin. Bu tür yayınlar, yabancı bir dizi veya filmlere göre daha öğretici olup, duymanızı ve anlamanızı daha çok geliştirecektir. Üstelik daha da motive olmanızı sağlayacaktır.

Anlıyormuş gibi yapmayın

5– Eğitiminiz süresince yapılan diyalog derslerinde veya herhangi bir şekilde İngilizce konuşurken anlamadığınız bir kelimeyi veya ifadeyi asla anlamış gibi davranıp es geçmeyin. Eğitmeninizi durdurup, duyduğunuz veya Türkçesini hatırlamadığınız kelimenin ne olduğunu sormayı unutmayın. Asla ama asla anlıyormuş gibi yapmayın!

6– İngilizce roman veya benzeri dil düzeyinde kitaplar okumayın! Bunun için biraz erken. Çünkü çok fazla bilmediğiniz kelimeyle karşılaşabilirsiniz ve bu yüzden okumaktan vazgeçebilirsiniz.  Bu da zaman kaybıdır. Onun yerine seviyenize uygun eğitsel ve faydalı okuma kaynaklarını tercih edin. Eğitmeniniz bununla ilgili desteği verecektir.

Konumuzu şöyle özetlemek isterim. İyi bir İngilizce düzeyine gelmek ve konuşmak ortalama 2-3 yıllık düzenli bir eğitim şeklini ve eğitimin gerektirdiklerini yapmakla olur. Sonrası ise okullarda veya kurslarda göreceklerinizden farklıdır. Yani, İngilizcenizi  yaşayarak ve konuşarak kendi çabalarınızla geliştirirsiniz. Bir dili öğrenmenin yolu onu konuşmaktan ve bol tekrardan geçer. Kusursuz ve etkileyici düzeyde İngilizce öğrenmek istiyorsanız hayal kurmayın. Hayalinize giden yolları aşındırmaya bakın. İngilizce Nasıl öğrenilir sorusunun cevabını kendinizde arayın.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar
  1. hüseyin dedi ki:

    hocam gerçekten elinize kaleminize sağlık benim gibi dil öğrenmeye karşı ön yargılı birisi için çok etkileyici oldu

  2. Harun Güçlü dedi ki:

    Faydalı olabildiysem ne mutlu bana. Tesekkürler huseyin bey

  3. Necati dedi ki:

    Hocam elinize sağlık. çok iyi , açıklayıcı , öğretici bir yazı olmuş.sayenizde ingilizcemi daha fazla geliştirebileceğim öğrenme tekniklerini yazmışsınız.allah razı olsun

  4. ömer dedi ki:

    elinize sağlık hocam öğretici yazı olmuş. bir soru sormak istiyorum ve merak ediyorum. ingilizce temelim az çok var. bundan sonra gramer çalışmaya devam mı etmek gerekir yok sa kitap okuyup bilmediğim kelimenin anlamına bakarak kitaba devam etmem mi gerekir(BU biraz sıkıcı olur gibi düşünüyorum). sizden yardım istiyorum. teşekkür ederim

  5. admin dedi ki:

    Teşekkürler Necati bey

  6. admin dedi ki:

    Değerli okurum,
    Yorumunuz için teşekkürler, ilk tavsiye olarak, bir kursa gitmeli veya ingilizce özel ders çözümlerine yönelmelisiniz. Veya bunun dışında kendi başınıza zamanla başarabileceğinizi düşünüyorsanız, Englishturkiye egitim blogumda, yeterince temel kaynak bulunuyor. Temel dersleri takip edebilir veya zamanlar konusunu gözden geçirebilirsiniz. İngilizce hikayeler ve Kelime kartları bölümü de etkili olabilir.

  7. mulazimmmmustafa dedi ki:

    çok yararlı hiçbir yerde olmayan bilgiler paylaştığınız için çok teşekkür ederim

  8. Harun Güçlü dedi ki:

    Ben çok teşekkür ederim yorumunuz için.. Sevgiler Saygılar

  9. Nusret dedi ki:

    Selamlar, gayet faydalı ve güzel bir paylaşım olmuş teşekkürler. İngilizce öğrenmede güvenilir ve sağlam kaynaklardan yardım almak ingilizce öğrenimi yolunda bizlere maksimum fayda sağlayacaktır. Herkese iyi ve kolay öğrenmeler.

Bir Cevap Yazın