İngilizce öğrenenler için İngilizce yazılar, motivasyon, farkındalık, temel dersler ve kişisel gelişim yazıları

Kişisel gelişim

İngilizce düşünmek ne demek? Anadil Nedir?

İngilizce düşünmek ne demektir? İnsanlar yabancı bir dilde düşünebilir mi? İnsanlar konuşurken düşünür mü ? Anadil nasıl öğrenilir?

İngilizce düşünmek mümkün müdür? Dil öğrenirken bazı öğrencilere İngilizce düşünmek gerektiğini söylerler. Bu genellemeli söylemin son derece felsefi ve bilimsel açıklamalara kadar uzanan bir konu olduğunu düşünüyorum.  Zira İngilizce düşünmeye takılıp kalırsanız öğrenme sürecinizi zorlaştırırsınız. Çünkü ‘İngilizce düşünün’den kasıt bildiğiniz düşünmek değil. Asıl kasıt, onlar bunu nasıl söyler ise o şekilde söylemeniz gerektiğidir.

İngilizce düşünme olgusu, bir sınır veya dil düzeyi değildir! Mesela, İki dilli bir ülkenin vatandaşı olsaydınız hangi dilde düşünmeyi tercih ederdiniz? Sizi düşünmeye iten konuyu hangi dilde duydunuz veya konuştuysanız o dilde düşünürdünüz büyük ihtimalle. Veya anadilim dediğiniz dil hangisi ise, düşünmek için onu seçersiniz. Düşünmek içgüdüseldir. Tek dil bilen biriyseniz o dilde düşünürsünüz. Ancak bir ayrıntıya çok dikkat edelim, anadilimizi veya iyi bildiğimiz bir yabancı dili konuşurken düşünmüyor değiliz. Tabiki düşünüyoruz. Ancak düşündüğünüz şey kelimeleri kafada çevirmek değil. Olaylar bütünü ve iletişimin kendini düşünürüz. Olay veya iletişim sırasındaki kelimeleri değil.

Kelimeleri değil olguları düşünürüz

Ana dilimizde düşünmeden konuşuruz çünkü söylemek istediğimiz bütün kelimeleri biliriz ve konsantre olduğumuz şey kelimeler değil olgulardır. Düşünmek denen olgu düşünmek gerektiğinde devreye girer. Ve söz konusu düşünmekse çok iyi bildiğiniz yabancı bir dilde değil, ana dilde düşünürsünüz. İşin daha da ilginç yanı ise düşünmek, hayal gücüyle gerçekleşir ve genel olarak o esnada tam olarak bir dil söz konusu değildir.  Çünkü düşünürken söz konusu olan kelimeler değil olgulardır. Kelimeler olguları anlamlandırmak içindir.

Diyelim ki İngilizce öğrenen bir öğrencisiniz ve pratik etmek için yabancı bir arkadaşınızla bir araya geleceksiniz, buluşma yerine giderken, şu kelime neydi , bu kelime neydi, şu cümleyi nasıl söylerim gibi ayrıntılara girersiniz, heyecanlanır ve karıştırabilirsiniz de. İşte bu düşünmeye örnektir. Ancak bu durumdaki düşünme şekli bahsi geçen ‘İngilizce düşünmek’ değil. Bu bir egzersiz türüdür. Ve bu tür bir düşünce şeklinde aklınızdan sürekli tercüme edersiniz. Ancak bu da İngilizce düşündüğünüz anlamına gelmez. Bu bir analizdir ve bu analizi yine anadilinizi baz alarak yaparsınız. Haricen, düşünmek sürekli yaptığımız bir şey olup kelimeleri, çevirileri ve olguları da kapsayan bir bütündür. Fakat ‘düşünüyorum o halde varım’ felsefesindeki düşünmek ile kasıt, İngilizce düşünmek, veya öğrendiğin bir dilde düşünmek değil..

Bu bağlamda İngilizce düşünmek değil de İngilizceden Türkçeye tercüme etmek konusunu tartışmak daha faydalıdır. Ve dil öğrenirken bunu durdurmanın yolu veya zararı yoktur. Elbette tercüme edeceksiniz çünkü dil öğrenme böyle başlar. Ancak zamanla düşündüğünüz ve söylediğinizin arasındaki boşluk kapanır. Aslına bakacak olursanız İngilizce düşünmenin tanımı yoktur ve bunu sadece deneyimlersiniz. Şunu da belirtmek isterim ki bu yazımın konusu, kendi içinde çıkmaz bir tartışma döngüsüdür. Keza farkını anlatmaya çalıştığım tanım somut değil soyut bir olgudur. Bir de dünyada kaç dil varsa onu düşünün. ‘Düşünmek’ konusu kendi içinde bir ihtisastır.

İngilizce düşünme ve Anadil bağlantısı

İngilizce düşünmek ne demek? Anadil Nedir?

Anadilinizi öğrenmenizin öncesinde bir dil söz konusu değildir. Anadili öğrenme tam olarak bir dil öğrenimi değildir. Bebekliğinizden itibaren duyduğunuz sesleri taklit ederek edindiğiniz bilgidir. Bu taklitler süresince çevremizde bulunan canlı, cansız bütün faktörlerin seferberliği ve yüzlerce deneme yanılma söz konusudur. Bu deneme yanılmalar ile öğrenilen sesler, kendiniz ve diğer bireylerle hem fikir veya zıt fikirde olmanız sonucunda oluşur ve anlam kazanır. Ve bu oluşum bilinçli bir düşünme şekliyle oluşmamıştır çünkü ortada düşünecek bir dil yoktur. Bütün bu süreç çocukluğumuzun çok erken yaşlarında, hatırlamadığımız anlarda ortaya çıkmıştır.  Elbetteki, bilimsel merciler bu konuda çok daha ayrıntılı ve sağlıklı bilgiler sunacaktır. Bu bağlamda bilginin dili yoktur.

İngilizce düşünmek için bilinçsiz öğrenmiş olmak gerekir

Bilinçsiz öğrenme sürecinde, örneğin, ”ağaç” kelimesini sessel olarak ilk duyduğunuzda sizin için bir anlamı olmayacaktır. Zira ”ağaç” kelimesinin sesine, çevremizde işaret ettiği nesneyi görerek anlam kazandırırız. Yani ağacı görene kadar ona ağaç dendiğini bilemezsiniz. Çocukken , anadilimizi öğrenirken arka planda gelişen bilinçsiz öğrenim bu şekilde vukuu bulmuştur. Elbette tek başına ağaç kelimesi bu süreci açıklamak için yeterli değil. Çünkü soyut somut binlerce kelimeyi deneyimle öğrendik. Bu bağlamda anadil yabancı dilden bir bakıma daha zorlu ve daha uzun bir süreçtir. Ancak anadilimizi öğrenmek için oturup ders çalışmadık. Çünkü bu bize deneyimle geldi. Anadilinizi aslında ergen veya yetişkin yaşlara geldiğinizde daha ileri seviyede öğrenmişsinizdir. Bu süreç çoğunlukla eğitim hayatının bitişiyle durur ve edinilen dil düzeyi ile kendi kendine öğrenme devam eder.

Somut örnekler

25 yaşında İngilizce eğitimi için yurt dışına çıktığınızı farz edelim. Oraya gidince tercüme etmeden öğreneceğinizi mi sanıyorsunuz ? Maalesef tercüme edeceksiniz. Yani bildiğimiz anlamda kendi anadilinizde düşünmeye ihtiyaç duyacaksınız. Çünkü yeni öğrendiğiniz kelime veya yapının, kendi ana dilinizdeki tam karşılığını bilmeden sağlıklı kullanamazsınız, zaten tam karşılığını bilmeden iyi hissetmezsiniz. Öte yandan dil öğrenimi için yurt dışında olmak büyük bir avantajdır. Zoraki, duyma, öğrenme ve pratik etme sıklığı yararlı ve en etkili sonucu getirecektir.

Yabancı dil öğrenimi sürecinde sürekli tercüme ederek  cümle analizi yapmak yanlış değildir. Ancak iletişimde bu tür yaklaşımın iletişimi yavaşlatacağından, bu yaklaşım zamanla ve sürekli tekrarla ile aşılabilir. Dil seviyeniz yükseldikçe, anadiliniz ve yabancı dil arasında ki koordinatları öylesine hızlı uyumlarsınız ki; buda bir tercümedir, ancak bu durumdaki tercüme ettiğiniz cümle neredeyse anadilinizle aynı hıza ulaşır. Ve sanki tercüme etmeden direk konuşuyormuşsunuz sanırsınız. Ki aslında aynen de öyledir, tercüme etmeden direk o dilde konuşursunuz. Beyniniz kendini öğrendiğiniz yabancı dile öylesine uyumlar ki tercüme edilen anadilinizdeki cümle ile yabancı dile çevirme hızı düşünme hızına tekabül eder. Bu çok yüksek bir hızdır. 

Sevgili öğrenci arkadaşlar, yabancı dil öğrenim sürecinizde, İngilizce nasıl öğrenilir sorularınıza mümkün olduğunca cevap vermeye çalışıyorum. Dereyi görmeden paçayı sıvamak çok akıllıca olmaz. Yürümeden koşmak söz konusu değildir. Şunu aklınızdan kesinlikle çıkarmayınız, dil öğrenmek belli bir süreç ve zaman gerektirir bu süreç boyunca elinizdeki en büyük güç sabırdır.

Bir Cevap Yazın