İngilizce öğrenenler için İngilizce yazılar, motivasyon, farkındalık, temel dersler ve kişisel gelişim yazıları

İngilizce öğrenimi

Türklerin ve Amerikalıların İngilizcesi arasındaki farklar

Türklerin ve Amerikalıların İngilizcesi arasındaki işitsel fark özellikle bu dili öğrenenler için tam bir çıkmaz veya yer yer kısır bir döngü. Bu dillerin seslendirilme biçimleri, işitsel anlamda farklılıklar gösterir keza bu çok normaldir de! Çünkü her iki farklı uyruğun insanı da aynı dili farklı seslerle konuşur ve bu her dil için geçerlidir. Örneğin Türkçeyi sonradan öğrenmiş bir yabancıyla karşılaştığınızda, çok iyi bile olsa, Türkçeyi sonradan öğrenmiş olduğunu fark ediyorsunuz değil mi?

Ayrıca, İngiltere veya Amerika’da konuşulan İngilizceyi de, nereden baktığınıza göre çok farklı bulabilirsiniz. Üstelik bu iki ülkenin de ana dili İngilizce. Ana dili aynı olan iki ülkenin aynı dili seslendirme şekilleri farklıyken, Türklerin ve Amerikalıların İngilizcesi veya bir İngiliz’in İngilizcesi de farklılıklar gösterecektir. Kıbrıs Türkçesiyle, Türkiye Türkçesi veya Azerbaycan Türkçesi de buna emsal teşkil edebilir.

Çoğu öğrenci Türklerin İngilizcesini Amerikan İngilizcesine göre daha kolay anlayabiliyor. Ayrıca, İngilizceyi bilen veya öğrenenlerin büyük bir çoğunluğu, ki buna İngilizceyi gerçekten iyi düzeye kadar öğrenmiş olanlar da dahil olmak üzere, Türklerin İngilizcesini daha rahat anlayabilirken, bir Amerikalı veya İngiliz’in İngilizcesini anlamakta güçlük çekmekte. Bu işitsel olgu, İngilizce öğrenenlerin temel, ortak problemi. Aynı durum bir Hindistanlı, Çinli veya Japon için de söz konusudur. Çünkü diller ses olgularıdır ve zihnimiz, kendi anadilimize özgü seslerle öğrendiğimiz bir yabancı dilin, o ses skalası içinde olmasını bekler. Çok basit bir örnek: ‘What’ kelimesine bakalım: Türkçede bunun ‘vat’ olarak seslendirilmesini bekleriz. Ancak gerçek hayatta asla böyle telaffuz edilmediği, ve aynı durumun binlerce farklı kelime için geçerli olduğunu göz önünde bulundurunca, öğrendiklerimizden tamamen farklı bir ses bütünüyle karşılaşıyor ve Türklerin ve Amerikalıların İngilizcesi gibi işitsel bir ayırım ortaya çıkıyor.

Türklerin ve Amerikalıların İngilizcesi

Genel İngilizceye hakim olmak demek, anadili İngilizce olan ulusların veya kişilerin İngilizce konuşmasını anlayabilecek düzeyde olmak demek değildir. Türklerin ve Amerikalıların İngilizcesi yazınsal anlamda her ne kadar çok çok farklılık göstermese de, pratikte çok uçurum farklar söz konusu. Kağıt üstündeki İngilizceniz çok ileri de olsa, bir Amerikalı veya İngiliz’in konuşmasını anlar hale gelmek, yıllar alacak işitsel prensipler bütünüdür. Aşmak imkansız mı? Tabii ki de değil. Bu konuda zorluk çekiyor olmamızın temel sebeblerinden biri doğru sesleri duyarak öğrenmemiş olmamızdan kaynaklı. İngilizce kelimelerin yazılışı ve okunuşu başlıklı yazımda detaylı olarak anlattığım konu ilginizi çekebilir.

Türklerin İngilizcesini anlamak

Türklerin ve Amerikalıların İngilizcesi arasındaki fark, çoğu öğrencinin rahatlıkla ayırt edebildiği bir ses farkıdır. Bu ses bütünü, taklit etmesi kolay olmamakla birlikte bir gereklilik de değil elbette. Ancak, Türklerin ingilizcesini anlamak kolayken, bir yabancının ingilizcesini anlamak daima zor gelmiştir öğrencilere. Bunun en temel sebebi,  bu kişilerin genelde İngilizceyi kağıt üstünde öğrenmiş olmalarının yanı sıra, İngilizceyi Türk aksanıyla konuşan İngilizce öğretmenlerinden öğrenmiş olmalarıdır. Lütfen yanlış anlaşılmasın! Burada, öğretmenlerimiz yetersiz demek istemiyorum! Aksine, İngilizcenin, özellikle belli bir seviyeye gelene kadar, sadece Türk öğretmenler tarafından öğretilmesi gerektiğini sonuna kadar savunurum. Elbette hem Türk hem de Amerikan aksanıyla konuşan bir eğitmenle çalışıyor olmak ciddi bir avantajdır.

Öğretmenlerimizin aksanları veya genel olarak konuşmasının bir Amerikalının veya İngilizin aksanına benzemiyor olması, İngilizce öğrenenen öğrencilerin, gelecekte, anadili İngilizce olanların İngilizcesini anlayamamasının temel sebeplerinden biridir. Bu tabi ki öğretmenlerimizin İngilizceyi bilmedikleri veya anlamadıkları anlamına gelmez. Bu onların bu şekilde öğrendikleri anlamına gelir. Öğretmenlerimizin ve kendinizin, İngilizceyi Türk aksanıyla konuşmasında asla sakınca yoktur. Aksan İnglizceyi öğrenmenizin önündeki engel değildir. Keza bu yazımın konusu İngilizceyi ‘konuşmak’ değil ‘duymak ve anlamak’.

Yabancı eğitmenler veya dinleme egzersizleri duyma problemini çözmenizde yardımcı olabilir

İngilizceyi öğrenmek için en doğru kişiler Türk eğitmenlerdir. Türk bir eğitmen olarak her daim bunun altını çizerim. Bir dili tanımak, kavramak ve anlamak zaman meselesi olduğu için, kendi anadilinizde, mantığı anlayarak başlamak en doğru yaklaşımdır. Ancak eğitiminiz sırasında, en temel cümlelerin bile nasıl seslendirildiğini duymak, ve eğitiminiz boyunca bunu eşzamanlı sürdürmek, kulağınızı daha iyi eğitecektir. Bu şekilde eğitim alanların büyük bir çoğunluğu, Türklerin ve Amerikalıların İngilizcesi ikilemini de aşarlar. Yabancı eğitmenlerle eğitim alma şansınız yok ise dinleme alıştırmaları yapmak çok faydalı olacaktır. İyi bir dinleyici misiniz? Ozaman bu sorunu kolaylıkla çözebilirsiniz. İngilizcede dinlemenin önemi başlıklı yazımı site içinde aratabilir. Veya şu linkten https://www.skillsyouneed.com/ips/listening-skills.html konuyla alakalı yazıya bakabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın